İlk mim çok sevdiğim bir konudan gelince heyecanlandım ve hangisini yazarım bilemedim. Kitaplar:) Beni mim'leyen ve cevaplarına buradan ulaşabileceğiniz sevgili Elif İpek Durmaz aynı zamanda kızkardeşim olur:) çok teşekkür ederim.
Sevdiğimiz yazarları mim'lemek benim için zor olacak çünkü 15 sınırı olması kötü oldu:) Gelelim cevaplarıma
1. Lale Müldür - Kuzey Defterleri
2. Baudelaire - Paris Sıkıntısı
3. Cem Seyhun Ünbay - Cem'reler
4.Mevlana - Mesnevi
5.Nutuk
6.Tolstoy - Anna Karinna / Savaş ve Barış
7. Lautreamont - Maldoror'un Şarkıları
8. Dostoyevski - Suç ve Ceza
9. Cemal Süreyya - Tüm Şiirleri
10. Nazım Hikmet - Tüm Şiirleri
11. Can Yücel - Tüm Şiirleri
12. Binbir Gece Masalları - YKY çevirisi özellikle
13. Oğuz Atay - Tutunamayanlar
14.Mehmet Fehmi İmre - Sessizlik Hikayeleri
15. Virginia Woolf - Mrs. Daloway / Perde Arası
Bende zaman ayırıp okuyan ve yazmak isteyen herkesi mim'liyorum :)
Astroloji, Tarot, Annelik, Yaşam, Çocuk, Edebiyat ve Çok Daha Fazlası için; Kısaca Hayatın İçindeki Tüm Renklerimizle İlgili Paylaşımlar
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Aralık 2016 Pazartesi
MİMLENDİM
Etiketler:
baudelaire,
binbir gece masalları,
blog,
blogger,
canyücel,
cemalsüreyya,
dostoyevski,
kitap,
lalemüldür,
mevlana,
nazımhikmet,
nutuk,
oguzatay,
tavsiye,
tolstoy,
virginia woolf,
yaşam,
yazar
18 Aralık 2016 Pazar
Aklımı Yitiriyorum...
Susmak istiyorum....kendi kendimi yiyip bitiriyorum. Aklımı yitireceğim sanki. Aklım, kalbim almıyor. Bu kadar ölüm, zulm, eziyet...aklım almıyor arkadaşım. Aklımın almadığını kalbim, vicdanım hiç taşıyamıyor. Empatinin bile yetersiz kalacağı, tahayyül edilemeyecek şeyler...
Ve utanıyorum. Burada durmuş gözyaşlarıyla dua ederken bir yandan da şükrediyorum. Ben yazarken burada, başka bir yerde bir çocuk ölüyor ufacık bedenine sığmayacak acılarla. Bir başka yerde evladını, abisini, yakınını ansızın kaybedenler geceyi sabaha kavuşturmak için geçmek bilmeyen saatler tüketiyor yüreğinde bir yumruk ile. Ve yalvarıyorum yaradanıma bu insanlığa biraz merhamet biraz vicdan .... hatırlasınlar ya rabbim insan olduklarını.
Bombalar, saldırılar, masum insanların - çocukların katledilişi, hayvanlara yapılan işkenceler.....Aklımı koru ya rabbim. Yazmak bile yüreğime çok ağır geliyor. Hatırlasınlar ya rabbim hatırlasınlar; sadece bu alemdeki bir adem olduklarını .....
30 Kasım 2016 Çarşamba
Sende Beni Dinler misin?
Gecenin bir vaktinde günün yorgunluğunu atar halde buluyorum kendimi. Uyku ile aram hiç iyi olmadı zaten. Ama beden dinlenmek istiyor zaman zaman. Kahve , sessizlik ve hiç bitmeyen düşüncelerim baş başa oturuyoruz işte. Yarın gene yoğun bir tempo olacak ama olsun varsın olsun. Zaten köşemize çekilmek öldürmüyor mu bizi. Her şeyi bir kenara bırakıp kaçmak ya da saklanmak değil ki çözüm.
Birileri bir şeyleri alıp veremiyorken , egolarıyla ya da kompleksleriyle sizin hayatınıza var olmaya çalıştıkça dönüp arkanızı yürüyün gidin oradan, o düşüncelerden. Karşınızdakinin algıları egosuyla ya da kompleksiyle sarıp sarmalanmışsa onu bu düğümden kurtaracak kişi siz olmayacaksınız. Okumak, yazmak, dinlemek, anlatmak, susmak, üretmek.......Bunun gibi sayısız olgu ruhumu besledikçe ben ayakta duracak, direnecek , devam edecek gücü bulacağım zaten. Bu arada bu bir meydan okuma falan değil. Birine meydan okuyarak harcayacak vaktim yok benim. Sadece benim penceremden gördüklerim hepsi bu...
Gece sabaha kavuşacak ve önce yapılacak işler sıralanacak. Yetişenler tamamlanacak. Sonra ruhumuzu zenginleştirmeye bırakacağız kendimizi. Paylaştıkça çoğalacak , umut ettikçe yeşerecek güzel duygular, fikirlerle devam edeceğiz.
Birileri bir şeyleri alıp veremiyorken , egolarıyla ya da kompleksleriyle sizin hayatınıza var olmaya çalıştıkça dönüp arkanızı yürüyün gidin oradan, o düşüncelerden. Karşınızdakinin algıları egosuyla ya da kompleksiyle sarıp sarmalanmışsa onu bu düğümden kurtaracak kişi siz olmayacaksınız. Okumak, yazmak, dinlemek, anlatmak, susmak, üretmek.......Bunun gibi sayısız olgu ruhumu besledikçe ben ayakta duracak, direnecek , devam edecek gücü bulacağım zaten. Bu arada bu bir meydan okuma falan değil. Birine meydan okuyarak harcayacak vaktim yok benim. Sadece benim penceremden gördüklerim hepsi bu...
Gece sabaha kavuşacak ve önce yapılacak işler sıralanacak. Yetişenler tamamlanacak. Sonra ruhumuzu zenginleştirmeye bırakacağız kendimizi. Paylaştıkça çoğalacak , umut ettikçe yeşerecek güzel duygular, fikirlerle devam edeceğiz.
Etiketler:
blogger,
çocukluhayat,
izmir,
kadın,
yaşam
6 Temmuz 2016 Çarşamba
ŞEKER TADINDA PAYLAŞIMLAR .... NE GÜZEL BİR BAYRAM
Dün gece kızım uykuya dalmadan önce klasik yatak sohbetlerimizden birini yaptık. Zeynep'e kendi çocukluğumda bayram olacağı zaman ne kadar heyecanlandığımızdan bahsettim.
Bizim çocukluğumuzda ailelerimizin alım gücü belli sınırlardaydı. Bu nedenle de bayramlar ayrı bir heyecan ve coşku getiriyordu hayatımıza. Bayram demek yeni kıyafetler, yeni bir ayakkabı ve bol bol şeker demekti. Babamız sabah namazına gider, bizlerde onunla birlikte uyanır hemen yeni kıyafetlerimizi giyerdik. Babamın eve gelişiyle herkes birbiriyle bayramlaşır ve kahvaltı sofrasında yerimizi alırdık. Annem her zamankinden daha zengin bir menu ile bize muhteşem bir sofra kurmuş olurdu.
Bizim çocukluğumuzda ailelerimizin alım gücü belli sınırlardaydı. Bu nedenle de bayramlar ayrı bir heyecan ve coşku getiriyordu hayatımıza. Bayram demek yeni kıyafetler, yeni bir ayakkabı ve bol bol şeker demekti. Babamız sabah namazına gider, bizlerde onunla birlikte uyanır hemen yeni kıyafetlerimizi giyerdik. Babamın eve gelişiyle herkes birbiriyle bayramlaşır ve kahvaltı sofrasında yerimizi alırdık. Annem her zamankinden daha zengin bir menu ile bize muhteşem bir sofra kurmuş olurdu.
Evde olan bayramlaşmanın ayrı güzelliği de almış olduğumuz bayram harçlıkları olurdu tabiki. Gün boyu şeker ve şanslıysak harçlık toplayacak sonra büyük bir coşkuyla hepsini tüketecektik.
Yakın akraba ziyaretlerinden sonra arkadaşlarımızla birleşip konu komşu ne kadar civarda ev varsa kapısını çalar , koro halinde büyük bir coşkuyla "iyi bayramlar" der ikram edilen şekerleri torbamıza doldururduk. Gün sonunda torbalar açılır toplanan şekerleri paylaşıp yerdik.
Toplanan paraların büyük kısmı kumbaraya konur, izin alınan kısmıyla da bakkala gidilir sanki hiç yenmemiş gibi yeni atıştırmalıklar alınırdı.
Şimdi çok daha iyi görüyorum ki bayramın ruhu paylaşmaktı. Bu nedenle bu kadar güzel ve keyifliydi. Sevgimizi, değerli şekerlerimizi paylaşıyorduk. Belki ailesi çok uzaklarda olduğu için hiç kapısı çalınmayacak bir evin kapısını çalarak bayram heyecanını o eve de taşıyorduk çocuk kalbimizle.
Yaşanan çağ ne kadar donuklaşıp dijitalleşse de çocuklarımıza , çevremize sevgimizi ve ilgimizi paylaşmak yine mümkün. Belki sokaklarda şeker toplayan çocuklar yok ama kalabalık sofralarda birleşen aileler ve dostlarımızla güzel sohbetleri hala yapabiliyoruz. Gündelik yaşamın koşturması ve yoğunluğunda kalben ayrı olmasak da biraraya gelemediğimiz yüzleri birleştirebiliyoruz.
Bitmeyen sohbetlerin olduğu, uzaklardaki sevdiklerimize kavuştuğumuz , kahkahalarla şenlendirdiğimiz paylaşımlarımızla ve her geçen gün büyüyen ailelerimizle daha nice bayramlara sağlık, huzur ve keyifle kavuşmayı hep yaşayabilmek dileğimizle herkese İyi Bayramlar :)
27 Ocak 2016 Çarşamba
ZAMAN NASIL YETECEK ??
Gece yatmamak için bir direniş, sabahları da hemen kalkmak için bir telaş içindeyim. Yapılacak öyle çok şey var ki... Nasıl yetişecek bunlar, nasıl bitecek bu kafamda beni durmadan '' hadi '' diye iteleyen düşünceler, projeler ve ne zaman - nasıl öğreneceğim kaygılarım. Zaman nasıl yetecek??...
Zaman ilerledikçe insanın yelpazesi de genişliyor. Bir koltuğa bir karpuz sığdırmak boşa geçecek bir hayat demek benim için. Elbette iyi ve doğru yaptığımız işler yani hakkını vererek iş yapmak önemli ama bu demek değil ki işim bitti köşeme çekildim rahatım.
Doğru ve verimli zaman kullanmakla birlikte yapılacak işleri organize etmeyi öğreniyor ve her defasında bir adım daha ilerleyebiliyorsunuz. Keyif almak yeni işler üretmenin, başarıya ulaşmanın ve en önemlisi de daha da yenilenmenin en büyük güdüleyicisi benim fikrime göre.
Zamanı doğru kullanmakla ilgili konuyu daha sonra tekrar irdelemek istiyorum. Bu konudaki uygulamalarımı paylaşmanın yanı sıra sizlerin de yaptığı farklı deneyimlerden faydalanmak keyif verici olacaktır.
Benim için her daim var olan yapılacaklar , tamamlanacaklar ve hayata geçirilmeyi bekleyen hedef ve projelerim uzun bir liste oluşturuyor. Sizin de yoksa ilk burdan başlamanızı tavsiye ederim. Kendinizi, hayallerinizi ve en önemlisi de umudunuzu engellemeden, zihninizi ve kalbinizi özgür bırakarak başlayın listenizi yapmaya. Uzun ya da kısa bir liste hiç fark etmez. Kısa bir süre sonra göreceksiniz ki hayat hiçbir şeyi ertelemek ya da vazgeçerek bırakmak için ''çok geç kalınmış '' yada '' gereksiz/değersiz/önemsiz '' değildir.
Ben resimdeki gibi bir yaşama sahip olduğum için kendimi mutlu, umutlu ve şanslı hissediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

